Günlük Gazeteler

Hava Durumu

İSTANBUL

Bülten

Burkina Faso’lu kadınların güzellik sırrı Shea Yağı L’OCCITANE’la Türkiye’de...

Shea yağı binlerce yıldır Burkina Faso’lu kadınların zorlu iklim koşullarında ellerini ve yüzlerini korumak için kullandığı doğal bakım ürünlerinin içeriği oldu. 1980’lerden bu yana Burkina Faso’lu kadınlar ile yapılan 30 senelik ortaklık sonucu L’OCCITANE Shea yağının gücünü kremlerine taşıdı. Shea ürünlerinden oluşan ürün gamı Shea’nın doğanın mucizesi olarak nitelendirebileceğimiz hikayesini onurlandırırken, yenilikçi ve öncü yapılarıyla cildi besleyen bir örtü gibi kaplıyor, tüm gün cildin pürüzsüz ve nemli kalmasını sağlıyor.

Burkina Faso’lu kadınlar, ciltlerini koruyan yağı elde etmek için önce Shea fındıklarını geniş sepetlerde toplayıp, daha sonrada geleneksel yöntemler ile Shea yağını elde ediyorlar.L’OCCITANE, Shea vücut grubu ürünleri geleneksel üretim yöntemlerinin geleceğe taşınmasını da sağlıyor.

En güçlü besleyici yağ

Shea meyvesi ısıtıldığında ortaya çıkan özüt ise saç ve ciltteki lipitleri besleyen, yenileyen ve hasar gideren altın renkte bir esansiyel yağ içeriyor. Ciltte yumuşakça kayarak hızlıca emilen ve yapışkan bir his bırakmayan yağın zamansız güzelliğin sırlarından biri olduğu kabul ediliyor.

Ürün gamı genişleyen Shea Yağı serisi, açılışı yeni star ürünü Ultra- Light Body Cream ve yeni Shea Shower Oil ile yapıyor. Yeni geliştirilmiş formül ile Ultra Rich Body Cream ve Shea vücutürün grubunun diğer referansları Shea Fabulous Oil,Shea Ultra Rich Body Lotion, güzelliğin geleceğine doğru yepyeni bir adım atıyor.

En kaliteli yağları adil ticaret çerçevesinde alan L’OCCITANE ‘ın yeni köpüksü yapılı vücut kremi, Shea’ dan beklediğiniz etkilerin hepsine sahipken cildinizin daha derinlemesine beslenmesini sağlıyor.

ULTRA LIGHT BODY CREAM 200ml
Daha evvel deneyimlemediğiniz bir nemlendirme sağlar.L’OCCITANE Shea yağını köpürterek ciltte hızla eriyen hafif bir formül yaratarak, böylece ciltte kalıcı yumuşak bir bitiş sağlanır. Bu yenilikçi doku yaratılırken gıda sektöründen ilham alınmıştır, köpüksü besleyici ancak ince bir dokusu vardır. Fiyatı 147 TL

ULTRA RICH BODY CREAM 200ml
Yüzde 25 oranında Shea yağı içeren krem, 72 saat cildi nemli tutma özelliğine sahip ve ciltteki kuruluğa karşı savaşıyor.Kayısı yağı ve doğal özler ile(tatlı badem, keten tohumu, hatmi ve bal) zenginleştirilen öz, cildi rahatlatıyor, pürüzsüzleştiriyor. Fiyatı 161 TL

SHEA FABULOUS OIL

Shea Fabulous Oil’in yeni ambalajındaki sepet deseni Shea yağının hikayesinden ilham alıyor, bu güzelleştirici yağın modern yansıması olarak vücut buluyor. Shea yağının besleyici gücü bu satenimsi formül ile cildinizdeki kuruluğu gidermek için savaşıyor.Fiyat 129 TL.

SHEA SHOWER OIL
Lipitler bakımından zengin Shea yağı içerir, nazikçe cildinizi temizliyor.Besleyici yapısı tüm iklim koşulları ve suların yapısıyla savaşırken, kuru ciltleri adeta yeniden yapılandırıyor. Besleyici ve koruyucu bir etki yaratan duş yağı, gerginlik hissini azaltıyor ve cildi daha nemli ve dolgun hissettirirken nazikçe kokulandırıyor. Fiyat 85 TL.

RICH LOTION
Pompalı başlığı sayesinde kolayca uygulanan losyon, Shea yağının yanı sıra nergis içeriyor ki bu özüt sayesinde çok kuru ciltlerdeki gerginlik yok oluyor. Yeni ambalajı ise Burkina Faso’lu kadınların Shea fındığı toplarken kullandıkları sepetlerden ilham alıyor. Fiyatı 115 TL.

Shea ile el ve ayak bakımı

Tüm dünyada 3 saniyede 1 adet satılan %20 Shea yağı içerikli el kremi, bal ve tatlı badem özütü sinerjisi ile yasemin ve ylang-ylang esanslarının hafif ve cezbedici aromalarının bileşiminden oluşuyor. Dokusal olarak oldukça keyifli olan bu balsam cilt üzerinde adeta kayarak ve mucizevî bir şekilde hızlı emiliyor ve nemsiz kalmış cildi iyileştirmeye yardımcı oluyor. Antioksidan E vitamini ile de elleri besler. Krem her günün taze başlangıçlara gebe olduğunu da hatırlatıyor. 150 ml’si 101 TL.

%25 Shea içerikli yoğun el kremi (Shea Intensive Hand Balm) ise bakım ve yenilenmeyi üst boyuta taşıyor. Sürülen minik bir parça bile tüm eli beslemeye ve korumaya yetiyor. İçeriğinde ek olarak bulunan allantoin ve gliserin ise nemlendirmenin boyutlarını değiştiriyor. Daha yoğun bir etki için haftada bir veya iki kez maske gibi bolca uygulayıp 10 dakika kadar bekletip devamında rahatlatıcı bir masaj ile tüm elinize ve tırnak kenarlarınıza yedirmekse güzelliğin püf noktası olarak karşımıza çıkıyor. 150 ml fiyatı 106 TL

Ayaklar için bir rahatlık ve sağlık reçetesi ise Shea Foot Cream. Arındırıcı antiseptik A.O.C. Lavanta esansiyel yağı; kızarıklığı ve tahrişi azaltmaya yardımcı olurken, antienflamatuvar etkiyi içindeki dağ tütünü özütü yapar. Tazeleyici nane ise ayakları serinletir ve gençliğin gücünü geri getirir. 150 ml. fiyatı 106 TL

 

L’OCCITANE EN PROVENCE hakkında:

Gerçek Bir Hikâye...

Fransız kökenli L’OCCITANE en Provence markası, doğal içerikli güzellik ve bakım ürünleri ile kişisel bakımı keyifli bir ritüele dönüştürüyor... Akdeniz kökenli esansiyel yağlarla ve geleneksel yöntemlerle üretilen L’OCCITANEürünleri tamamen doğal, gerçek birer yaşam sanatı ürünleri...Ürünlerde paraben, mineral yağlar ve haysansal içerikler kullanılmıyor, ürünler hayvanlar üzerinde test edilmiyor ve hammadde temini adil ticaret ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerine göre yapılıyor...

L’OCCITANE’ın gerçek hikâyesi, 1976'da, Fransa’nın güneyinde Provence bölgesinde Olivier Baussan'ın L'OCCITANE’ı yaratmasıyla başlıyor. Akdeniz topraklarından ve tekniklerinden ilham alan Olivier Baussan, doğal ve otantik, etkili ve iştahlandırıcı çekiciliği olan cilt bakım ürünlerini ve kokularını geliştiriyor...

Dünyada 2000’den fazla, Türkiye’de online dahil 35 mağazası bulunan L’OCCITANE’ın geniş ürün yelpazesinde, cilt ve vücut bakım ürünlerinden parfümlere, banyo ürünlerinden mum ve sabunlara 500’e yakın ayrı ürün seçeneği bulunuyor.

L’OCCITANE, sadece kaliteli ürünleri ile değil, şık şişe ve ambalaj tasarımları, renkli hediye paketleri ve Provence ambiyanslı nostaljik arduaz konseptli mağazaları ile dikkat çekiyor...

Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

Yabancı futbolcu konusu masaya yatırılmalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yabancı futbolcu sayısının sınırlandırılmasına ilişkin, "2019'dan sonrasına yönelik TFF, bu işi tüm kulüplerle oturup masaya yatırmalı. 'Bundan sonraki süreci nasıl sürdürelim' onun üzerinde durmalarında fayda var." dedi.

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NTV ve NTV Spor'da yayınlanan "Yüzde 100 Futbol" programında, sunucu Murat Kosova ile eski milli futbolcu ve futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen'in sorularını yanıtladı.

Futbol ve spor sevgisinin nasıl başladığı sorusu üzerine Erdoğan, futbolla ilişkisinin, sürekli olarak bir sevgiyle yürüdüğünü, Kasımpaşa Kaptanpaşa Mahallesi'nde kağıttan futbol topu yapıp oynadıklarını, ardından mahalle takımında oynamaya başladığını belirtti.

Bu takımda çabuk yükseldiğini, 14 yaşında başlayan o sürecin amatör kümeye çıkışı getirdiğini aktaran Erdoğan, 7 seneden sonra da İETT'ye transfer olduğunu anlattı.

İETT'ye transfer olmanın kendisi için ayrı bir imkan olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hem iş imkanı doğdu hem de İETT de sürekli zirveyi zorlayan bir takımdı. Orada da 7 yıl oynadım. Bunun da 5 yılı hep grup şampiyonluğuyla, İstanbul Şampiyonası ve İstanbul Şampiyonluğu ile geçti. Bizim takım da çok iyi bir takımdı. Orada da malum Oğuz var. Sonra Fenerbahçe falan da yaptı. Bizim takım da devamlı grup şampiyonu olan, İstanbul Şampiyonası'nı zorlayan bir takım. Böyle bir süreci de orada yaşadık. İETT'de takım kaptanlığım da oldu. İETT'deki bu heyecan daha da farklıydı. Son yılımı da yetiştiğim mahalle takımı Erokspor'da oynadım. Oradan da askere gittim."

"İlk zamanlar başkalarından ayakkabı alırdık"

Dilmen, ailelerin eskiden "Ya okuyacaksın ya top oynayacaksın" dediğini, şimdi ise ikisinin birlikte yürütülebildiğini belirterek, "Şimdi sporcu kardeşlerimize 'Okulu da götürebilirsiniz.' diyoruz. Sizin öyle bir imkanınız yoktu. Okul vardı. Sizi Kaleporoviç’in istediğini de biliyorum ben Fenerbahçe’ye ama rahmetli babanız..." şeklindeki hatırlatması üzerine Erdoğan, babasının "Kesinlikle okuyacaksın." dediğini, top oynadığını dahi çok sonraları öğrendiğini söyledi.

Futbolu gizli gizli oynadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Mesela ben futbol ayakkabısını falan, çok sonra Adidas ile müşerref oldum. Biz amatör kümede ilk zamanlar başkalarından ayakkabı alırdık. Aldığımız ayakkabılar da meşhur Dinyakos vardı, onlar... Dolapdere de, Yenişehir'de iki tane... Bir Rahman vardı, bir de İbrahim... Öldüyseler, rahmet okuyalım... Sağsalar, sağlık, esenlik dileyelim. Kösele, altında kramponlar, onlar da kösele... Toprak sahada oynuyorsun. O kramponlar falan, eriyor. Çiviler ayağı deliyor. Toplar, sonradan gelişti tabii... O Dinyakos ayakkabılar suyu da yiyince çamurlanıyor, iyice şişiyor."

"Bir kere kırmızı kart gördüm"

Rıdvan Dilmen'in "Hiç kırmızı kart gördünüz mü?" sorusuna Erdoğan, "Bir kere. Çok da aslında ciddi bir şey değildi ama Anadolu Hisarı Stadı'nda yanılmıyorsam Yıldız'la oynuyorduk. Takım kaptanıyım aynı zamanda, takım kaptanlığının verdiği itirazı yaptım. Çıkardı bana kırmızı kartı gösterdi. Hayatımda bir kırmızı kart vardır, odur. Başka yok." karşılığını verdi.

"Masaya yatırılmalı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı kontenjanına yönelik soruya, şu yanıtı verdi:

"Şu anda yasa neyi emrediyorsa, neye amirse, şüphesiz ki bütün kulüpler onu yapıyor. Özellikle, bizim futbol kulüplerimiz, futbolcuyu niçin hazırlar? Milli Takımımız için hazırlar. Milli Takıma hazır olabilmek için bir defa oyuncunun oyun saatinin, oyun dakikasının, miktarının fazla olması lazım. Ne kadar bir futbolcu fazla oynarsa, görev alırsa, süre alırsa o zaman Milli Takıma adaylık noktasında da onun şansı o kadar artacaktır. Ama bizim şimdi diyelim ki en güçlü takımlarımızda biz istikbal vadeden veya beklediğimiz futbolcularımız olmazsa, bizim oradaki şans yüzdemiz eksilir. Biz yine de yurt dışında oynayan futbolcularımızı, lejyonerlerimizi almak suretiyle takım oluşturmaya çalışıyoruz. Dünyaya baktığımızda, dünyada da seyirci çekebilmek için ne yapıyorlar? Transfer yapmak suretiyle, o kulüpler çok ciddi rakamları harcıyorlar. Benzer şey bizde de var.

Fakat birçok şu andaki yabancı futbolcuyla futbolcuyla diyelim ki 2019'a kadar anlaşmalar yapılmış. 2019'a kadar anlaşmalar yapıldığına göre, bunun üzerinde herhangi bir spekülasyon yapmaya gerek yok. Çünkü bu yürüyen bir süreç. 2019'dan sonrasına yönelik Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bu işi bence tüm kulüplerle oturup masaya yatırmalı ve 'Bundan sonraki süreci nasıl sürdürelim, nasıl yürütelim?' üzerinde durmalarında fayda var. Yabancı futbolcu olmasın mı? 'Hiç olmasın' mantığı bir defa yanlış bir mantık. Bu olacak bir şey değil. Çünkü onların da bizim futbolumuza katacakları çok şey var. Bunun yanında onların vereceği bu katkı, bir de tribünlere de ayrı bir hareket, canlılık getirecektir. Bunları da görmemezlikten gelemeyiz."

"Ters bakmanın faydası olmaz"

"Devşirme sporcularla ilgili düşünceniz nedir?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"İngilizler oynatıyor, Fransızlar oynatıyor. Keşke kendi tohumlarımızdan, kendi topraklarımızdan yetişse ama bu olmuyorsa ve bu dünyanın da bir gerçeğiyse, buna da böyle tamamıyla ters bakmanın bana göre pek de faydası olmaz diye düşünüyorum. Nasıl ki yabancı futbolcuyu oynatma noktasında 'Elastiki davranalım, bu olabilsin' diyorsak, devşirme demeyi de uygun bulmuyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kabul eden, tabii ki ekstra olacak, zayıf falan olmayacak. 

Şu anda sıkıntısı var, Allah şifalar versin, mesela Naim Süleymanoğlu, Halil... Bunlar geldiler, ne oldu? Halterde Türkiye'ye sınıf atlattılar, bir dönüşüm, değişim yaşattılar. Atletizmde de son olarak Azeri kardeşimiz, o da şampiyon oldu. Etiyopyalı kızımız hakikaten bize şampiyonluklar getirdi. Böyle olduğu zaman, onlar da arkadan bir çekim alanı oluşturuyor, birilerini çekiyor."

"Asıl teşvik amatörde yapılmalı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşvik konusunda şunları kaydetti:

"Profesyonelde biz yapılması gerekenleri yaptık. Ama ben asıl teşvikin amatörde yapılmasının gereğine daha çok inanıyorum. Çünkü oradaki lisansiyerlerimiz çok daha fazla. Oradaki lisansiyerlerimiz daha fazla olduğuna göre olimpiyatlar vesaire... Olimpiyata baktığınız zaman akla amatör sporlar geliyor. Şimdi bu amatör sporları bizim teşvik için buradaki elimizdeki imkan da bu noktada çok çok fazla. Böylece bizim buraları teşvik etmemiz çok önemli. Yüzmeydi, atletizmdi, basketboldu, voleyboldu, bütün tenis dallarıydı, bütün bu branşlarda bu işi ciddi manada arttırmamız lazım. Bunun için de tabii o konularda okullar büyük önem arz ediyor. Okullarla bu işi koordineli götürmemiz lazım."

"Milletimden fair-play kurallarına uymalarını istiyorum"

Tribünde yaşanan şiddet olaylarına ilişkin soru üzerine de Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Futbolun girmediği il kalmadı. Üstelik de bir değil; her ne kadar Süper Lig, TFF 1. Lig, 2-3, amatörün de çeşitleri çok fazla, bizim dönemimizdeki gibi değil. Dolayısıyla her hafta sonu yoğun bir futbolda hareketlilik, canlılık var. Futbol, aslında olması gereken, bizim illerimizin, halkımızın birbirleriyle kaynaşması için en önemli bizim silahlarımızdan birisi olması lazım. Buna da fair-play deniliyor ya. Ne yazık ki bunu sağlayamadık. Birçok tedbirler alındı, alınıyor. Son zamanlarda olumlu gelişmeler var. Temenni ediyorum ki halkım, vatandaşım hep beraber bu işi sahiplenip... Biliyorsunuz bayanların stada gelmesini temin için de adımlar atıldı. Bayanların gelişi statlardaki tribün özellikli anarşisini minimize eder; çünkü bayanlar var. Orada rahat rahat küfür edilmez. Orada hakikaten sakin bir şekilde maç seyredilir. Taşkınlık olmaz. Orada bu anarşi olmayınca sükunet herkes edebiyle maçını seyreder. Herkes edebiyle maçını seyreder, takımını alkışlar. Galip gelirse tabii ki sevinçle dönecektir ama mağlup da olursa bilecektir ki futbolun üç tane neticesi vardır, galibiyet, mağlubiyet ve beraberlik. Buna da katlanacaksın ve bu şekilde ayrılacaksın, bunu görmesi lazım. Ben milletimden özellikle bu fair-play kurallarına uymalarını istiyorum.

Haber tarihi: 13 / 11 / 2017
Haber Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: Türkiye'den herhangi bir hasar bilgisi ulaşmadı
Sonraki: Erbil'deki ekibimiz bölgeye hareket etti




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: pluscreativeajans.com