Günlük Gazeteler

Hava Durumu

İSTANBUL

Bülten

ETKİLEYİCİ BAKIŞLARIN SIRRI: FLORMAR BLACKLINERS

Flormar’ın yepyeni beş farklı bitişe sahip eyeliner serisi Blackliners, gözlerini alışılmadık ve yenilikçi çizgiler ile baştan yaratacak!

Her koleksiyonunda kendini yenileyerek, ürün yelpazesini genişleten Flormar, beş farklı bitişe sahip Blackliners koleksiyonu ile, göz makyajında farklılık arayanlara alternatifler sunuyor. Uzun süre kalıcı formülleriyle tüm bakışları üzerine toplamak isteyenlerin favorisi olacak  Blackliners, alışılmadık çizgilere meydan okuyor!


www.flormar.com.tr

Ultra Thin Eyeliner ile minimal çizgiler!

İnce ve şık çizgiler için elverişli bir uca sahip Ultra Thin Eyeliner’ın gözlerinde minimal çizgiler ile neler yaptığına inanamayacaksın!

Graphic Eyeliner ile gözleriniz grafik sanatçısının eli değmiş gibi…

İnce ve kalın çizgilerin ahengi Graphic Eyeliner’da buluşuyor. Parlak ve özel tasarlanmış ucu sayesinde yarattığı farklı çizgilerle tüm ilgi senin bakışlarında olacak!

Midnight Matte Eyeliner ile gece kadar siyah bakışlar!

Midnight Matte Eyeliner ince ucu, yoğun rengi ve mat etkisinin yanı sıra, ! kalıcı formülü ve  suya dayanıklı yapısı ile gece makyajlarının vazgeçilmezi olacak. 

Bambi Eyes Eyeliner ile gözlerine inanamayacaksın!

Ekstra uzun ucu ile istediğiniz kalınlıkta çizgiler yaratmayı kolaylaştıran Bambi Eyes Eyeliner, ipeksi parlaklığı ve kolay kuruyan formülü ile sezonun hit parçası olacak.

All In One Eyeliner ile cat eye etkisi!

Hızlı kuruyan ve suya  dayanıklı yapısı ile kolay kullanım imkanı sunan All In One Eyeliner, makyaj tutkunlarının olmazsa olmazı kedi gözü görünümünü yaratmaya elverişli yapısı ile favoriler arasına girecek!

Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

Besin Alerjisi mi, Yoksa Besin İntoleransı mı?

Sabri Ülker Vakfı, Türkiye’nin sağlıklı yaşam ve beslenme alanında ilk bilimsel dijital bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” aracılığıyla bu alanlardaki en güncel konuları kamuoyunun gündemine taşımaya devam ediyor. Vakıf, bu kez sıkça birbiriyle karıştırılabilen besin alerjisi ve besin intoleransı arasındaki farka, bu sorunların sağlığa etkilerine ve beslenmeyle olan ilişkilerine yönelik bilimsel otoritelerin görüşlerine değiniyor.

Sabri Ülker Vakfı, kurulduğu 2009 yılından bugüne gıda, beslenme ve sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesine katkı sağlamak, topluma bu konulardaki en doğru, güncel ve bilimsel bilgiyi aktarmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Vakıf, özellikle sağlık ve beslenme alanında yaşanan bilgi karmaşasının önüne geçmek için Türkiye’nin sağlıklı yaşam ve beslenme alanında ilk bilimsel dijital bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” ile sağlık ve beslenmeyle ilgili gündemdeki konuları, bilimsel ve en güncel bilgileri tarafsız bir yorum ve anlaşılır bir dille kamuoyuyla paylaşarak gündeme taşıyor.

Toplumda besinlerin neden olduğu düşünülen her türlü olumsuz etki genellikle besin alerjisi olarak tanımlanıyor. Oysa besin reaksiyonları, besin alerjisi ve besin intoleransı olarak ikiye ayrılıyor. Bu iki kavram arasında önemli farklar olmasına rağmen sıklıkla birbirinin yerine de kullanılıyor.

Besin alerjisi nedir?

Besin alerjisinde bağışıklık sistemi, besinlerde alerjen olarak tanımlanan bazı bileşenlere yanıt olarak immünoglobulin E (IgE) antikorunu üretir. Alerjiler, IgE antikorlarının üretimindeki artış sonucu ortaya çıkabileceği gibi, IgE seviyelerinde herhangi bir değişiklik olmadan da ortaya çıkabilir. Organizma, alerjen besinin tüketiminden hemen veya bir saatten az bir süre sonra genellikle ağız, boğaz ve deride kaşıntı, şişme, kızarıklık şeklinde görülen bir alerjik yanıt geliştirebilir. Bu belirtiler bazen daha şiddetli olabilir ve klinik tablosu çok ağır olabilen anafilaksiye neden olup çeşitli hayati organlara etki edebilir.

Genel olarak çocukların yüzde 2-8’inde, yetişkinlerin yüzde 1’inde, tüm nüfusun ise yüzde 2’sinde görüldüğü bildirilen besin alerjileri, belirli bir nedene bağlı olmadan her geçen gün artış gösteriyor. İnek sütü, yumurta, balık ve kabuklu deniz ürünleri, kabuklu ve yağlı kuruyemişler(fındık fıstık gibi), buğday, etler, meyveler, sebzeler, kurubaklagiller, baharatlar-çeşni vericiler, bal ve soya yaygın olarak besin alerjilerine sebep olan besinler arasında gösteriliyor.

Besin alerjileri nasıl teşhis edilir?

Besin alerjisinin teşhisinde, genellikle organizmanın alerjen bileşene yanıt olarak ürettiği IgE antikorlarının seviyelerini ölçen testler kullanılıyor. Besinlere özgül yanıt veren IgE sonuçlarıyla beraber birçok cilt, solunum fonksiyon testleri gibi çok özel testler yapılırken, bu yapılan testlerin konunun uzmanı hekimler tarafından değerlendirilmesi ve tanısı büyük önem taşıyor. Besin alerjisi tanısı konulduktan ve hangi besin ya da besinlere alerjik yanıt geliştirildiği anlaşıldıktan sonra o besin veya besinlerin diyetten mutlaka çıkarılması gerekir.
 

Besin intoleransı nedir?

Besin intoleransı, organizmanın herhangi bir besin bileşenine, normal fizyolojik süreçlerden farklı ve rahatsızlık veren bir yanıt oluşturması şeklinde tanımlanıyor. İntoleransa neden olan besin bileşeni tüketildikten sonra sindirim sorunları yaşanır, bağırsaklarda fermente olmaya başlar ve bunun sonucunda mide bulantısı, kusma, şişkinlik, ishal, mide krampları gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Besin intoleransı, besin alerjilerine göre daha yaygın görülebiliyor. Toplumların yaklaşık yüzde 20’sinin besin intoleransı nedeniyle bazı besinlerden uzak durduğu belirtilirken, gerçekte daha az kişinin bir besin intoleransına sahip olduğuna da dikkat çekiliyor. İlerleyen yaşla birlikte, doğal olarak yavaşlayan sindirim sistemi işlevleriyle azalan enzim ve sindirim salgıları, besin intoleransı görülme sıklığını da artırabiliyor.

Besin intoleransı neden ortaya çıkar?

En yaygın görülen besin intoleransları, sütte bulunan ve süt şekeri olarak da tanımlanan laktoz ve buğday proteini olan glutene karşı gelişen intoleranstır. Örneğin, laktoz intoleransından ince bağırsaklarda laktozun sindiriminden sorumlu laktaz enziminin olmaması veya eksikliği sorumludur. Doğuştan itibaren, laktoz enzimi yoksa bu primer laktoz intoleransı olarak adlandırılmakta ve kişi laktoz içeren besinleri hiçbir koşulda tüketememektedir. Uzun süre laktoz tüketilmemesine bağlı olarak ince bağırsaklarda üretilen laktaz enziminin salınımı da azabilir ve bu durumda diyete laktozun yavaş yavaş ve az miktarlarda eklenmesiyle bu tablonun geri dönüşü sağlanabilir.

Karında şişkinlik, gaz, mide bulantısı, ishal veya kramp tarzında karın ağrıları şeklinde belirtilere sahip laktoz intoleransı, inek sütü proteini alerjisiyle sıklıkla karıştırılmaktadır. Ancak biri besin alerjisi diğeri ise besin intoleransıdır. Süte karşı görülen besin alerjisi, bebeklerin anne sütü alımıyla birlikte ortaya çıkabilir. Ancak süt proteini allerjisi, çok küçük yaşlarda (genellikle 0-1 yaş) genellikle süt ve ürünlerinin tüketimiyle ortaya çıkabilen, konunun uzmanı hekim tarafından tanısı konulan ve günlük diyetten sadece süt değil süt içeren tüm besinlerin çıkartılmasının da zorunlu olduğu bir tablodur.

Gluten intoleransı belirtileri, gluten enteropatisi yani çölyak hastalığına benzediği için çoğunlukla birbiriyle karıştırılabiliyor. Gluten intoleransında, buğday, çavdar ve arpa gibi tahıllarda bulunan gluten proteininin sindiriminde sorun yaşanır. Ayrıca ishal, şişkinlik, karın ağrısı gibi sindirim sistemi sorunları görülebileceği gibi baş ağrısı, halsizlik, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.

Gerçekte hangi besine intoleransınız var?

Besin intoleransını saptamak genellikle zordur. Belirtilerin besin tüketiminden sonraki herhangi bir zamanda ortaya çıkması ve besin intoleransının altında yatan karmaşık fizyolojik mekanizmalar, bireylerin durumu kendi başına ya da çoğu laboratuvar testiyle çözümünü zorlaştırabilir. İntoleransa yol açan besinler, az miktarda tüketildiğinde, olası bir intolerans çoğu kez saptanamayabilir veya yanlış saptanabilir. Örneğin, intolerans kaynağı olan besin fazla miktarda ya da sık tüketildiğinde belirtiler görülebilirken, tek başına tüketildiğinde intoleransa yol açmayan kimi besinler, birlikte tüketildiğinde intoleransa yol açabilir.

Günümüzde birçok besin intolerans testi uygulanmakta ama sağlık otoritelerin önerdiği geçerli bir test bulunmamaktadır. İntoleransa yol açan besinlerin, bunların tüketim miktarlarının ve ortaya çıkan belirtilerin değerlendirilebilmesi için bireylerin kendilerini gözlemlemeleri de oldukça önemlidir. Dolayısıyla beslenme günlüğü tutmak yardımcı olabilir ve ileri intolerans durumlarında besini tüketmemek yani diyetten çıkarmak da etkili olabilir. Ancak besin intolerası varsa birçok parametrenin değerlendirilmesi yanında konunun uzman hekimi tarafından mutlaka yönlendirilmesi ve tanısının konması gereklidir. Konunun uzmanı, hekim tarafından tanısı konan besin alerjisi veya besin intoleransına bağlı olarak hastanın tedavisine özen göstermesi ve günlük beslenmesinde yapılması zorunlu olan değişiklikler için bir diyetisyene başvurulması büyük öneme sahiptir.

Besin intoleransı nasıl yönetilir?

Bireyin yaşam kalitesi için intoleransa yol açan besinlerin diyetten çıkarılması veya uygun miktarlarda tüketilmesi gerekiyor. Bir süre sonra diyetten çıkarılan besin az miktarda tüketilerek yeniden intoleransa neden olup olmadığı denenebilir çünkü geçmişte o besinin fazla miktarda veya sık tüketilmiş olması da intoleransa yol açabiliyor. İntoleransa neden olduğu için diyetten çıkarılan besin elzem besin öğelerinin kaynağı ise onun yerine geçen başka bir besinin tüketiminin sağlanması büyük önem taşıyor. Örneğin gluten intoleransında buğdayın tüketilmemesi, posa, B vitaminleri ve karbonhidratın yetersiz alımına yol açabilir. Bu durumda bireyler, buğday yerine glutensiz undan üretilen, makarna ve ekmekler ile mısır unu, darı, karabuğday, esmer pirinç, kinoa, teff gibi gluten içermeyen diğer tahılları tüketebilir. Laktoz intoleransı varsa yeterli kalsiyum ve protein alabilmek için laktozsuz süt/yoğurt/peynirler ile badem, hindistancevizi veya soya sütü gibi laktoz içermeyen bitkisel kaynaklı sütler tüketilebilir.

Haber tarihi: 12 / 02 / 2018
Haber Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: Muhammediye köyü ve Amara Tepesi terörden temizlendi
Sonraki: Cengiz Ünder gollerini attı, asker selamı verdi




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: pluscreativeajans.com